Kendin Olmak: Başkalarının Yörüngesinde Yaşamayı Bırakmak

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hayat, çoğunlukla başkalarını memnun etme çabasıyla akıp giden bir maraton gibi. Çoğu zaman farkında bile olmadan, attığımız her adımda zihnimizde aynı sorular dönüp duruyor: “Annem üzülür mü?”, “Babam ne der?”, “Kardeşim kırılır mı?”, “Eşim, çocuklarım üzülür mü?”​

Egoist Olmak İle Fedakâr Olmak Arasındaki İnce Çizgi. Burada çok kritik ve ince bir çizgi var. İnsanın kendisi olması, ailesini veya sevdiklerini gözden çıkarması ya da bencilleşmesi demek değildir.​Görevlerinizi yapın: Eşinize, çocuklarınıza, ailenize karşı elbette sorumluluklarınız var ve bunları yerine getirmek kıymetlidir.​ Ama ekstra bonuslar dağıtmayın: Sorumlulukların ötesine geçip, kendi benliğinizi hiçe sayarak sürekli ekstra fedakârlıklar yapmaya çalışmak, kendinizi başkaları için parçalamaktır.​”Ailem, eşim, çocuklarım” diyerek kendinizi heba ettiğinizde, günün sonunda elinizde kalan tek şey çoğu zaman derin bir üzüntü ve nankörlük olur. Çünkü sınır çizmediğinizde, verdiğiniz her aşırı fedakârlık bir süre sonra sizin asli görevinizmiş gibi algılanmaya başlar.​

Peki ya siz? Bu hikâyenin neresindesiniz?​Başkalarının Üzüntüsünü Mazeret Etmeyi Bırakın​.Sevdiklerimizi düşünmek, onları korumak son derece insani bir duygu. Ancak “O üzülmesin, bu kırılmasın” diyerek her defasında kendi isteklerinizden, sınırlarınızdan ve öz saygınızdan ödün veriyorsanız, kendinize çok büyük bir haksızlık yapıyorsunuz demektir.​Ne olur bunu kendinize yapmayın.​Çünkü belli bir süre sonra başkaları üzülmesin diye kendi doğrularınızdan vazgeçtiğinizde, üzülmesini istemediğiniz o insanların yörüngesinde dönmeye başlarsınız. Kendi hayatının direksiyonunu başkasına teslim etmiş, adeta bir kuklaya dönüşürsünüz.​

Kendinize Saygınız Olsun: En İyi Versiyonunuzu Yükleyin.​Bir insanın bu hayatta önce kendisi olması gerekir. Kendine saygısı olmayan birinin, başkalarına da gerçekten faydalı olabilmesi mümkün değildir.​Günün sonunda etrafınızdakiler kırılmasın diye hayatı kendinize zehir etmekten vazgeçin. Zihninizi ve ruhunuzu güncelleyin; tıpkı bir işletim sistemi gibi, kendinizin en iyi ve en son versiyonunu yükleyin kendinize.​Kendi sınırlarına sahip çıkan, ne istediğini bilen ve ilk önce kendine değer veren bir insan; etrafına da çok daha sağlıklı, güçlü ve gerçek bir sevgi sunabilir. Başkalarının beklentilerinin gölgesinde değil, kendi ışığınızda yaşayın.

​Son olarak uçakta acil durum anında yapılan o tanıdık anonsu hatırlayın: “Çocuklu yolcularımızın önce kendi oksijen maskelerini, sonra çocuklarının maskelerini takmaları gerekmektedir.”​ Bu bir tesadüf ya da bencillik değildir; temel bir yaşam kuralıdır. Önce siz hayatta kalacaksınız, önce siz iyi olacaksınız ki çocuğunuza, eşinize ve etrafınıza bir faydanız olabilsin. Kısacası: ÖNCE CAN.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter