Adem Karabayır
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Aynı Apartmanda Yabancı Olmak

Aynı Apartmanda Yabancı Olmak

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Modern kent yaşamı bize konfor vaat etti; daha yüksek binalar, daha büyük siteler, daha düzenli yaşam alanları… Ancak bu büyümenin içinde fark etmeden küçülen bir şey oldu: insan ilişkileri.

Bugün aynı apartmanda yaşayan komşular birbirini tanımıyor. Kapı önü sohbetleri, mahalle dayanışması, sokak kültürü artık hatıralarda kalıyor. Bu yalnız nostaljik bir yakınma değil, toplumsal çözülmenin sessiz bir göstergesi.

Istanbul gibi asırlık bir şehirde mahalle kültürü sadece sosyal alışkanlık değildi; aynı zamanda dayanışma, güven ve ortak yaşamın temeliydi. Bugün o temel, plansız kentleşme, ekonomik baskılar ve bireyselleşmenin etkisiyle aşınıyor.

Kentsel dönüşüm çoğu zaman yalnız yapıları dönüştürdü, hayatı değil. Beton yükseldi, fakat komşuluk alçaldı.

Çocuklar sokaktan koparıldı, ekranlara teslim edildi. Gençler kalabalıkların ortasında içine kapandı. Aileler geçim derdiyle hayatı omuzlarken, şehirle de mücadele eder hale geldi. Ve geleceğimiz, fark edilmeden, sessiz sedasız bir mum gibi eriyor.

Bu mesele yalnız şehir planlaması değil, toplumsal gelecek meselesidir. Çünkü mahalle kültürü kaybolduğunda sadece komşuluk değil, ortak hafıza da yok olur.

Bugün sormamız gereken soru açık: Daha çok bina yapmak mı gelişmişliktir, yoksa insana ait yaşam alanları kurmak mı?

Çünkü şehirleri ayakta tutan beton değil, bağdır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter