1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Kalfa
  4. Tribünlerde Unutulmaması Gereken Gerçek: Futbol Ayrıştırmak Değil, Birleştirmek İçin Var
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tribünlerde Unutulmaması Gereken Gerçek: Futbol Ayrıştırmak Değil, Birleştirmek İçin Var

featured

Futbol yalnızca 90 dakikalık bir mücadele değildir. Farklı şehirlerden, farklı kültürlerden ve farklı renklere gönül vermiş insanları aynı tribünde buluşturan, ortak bir heyecan etrafında bir araya getiren güçlü bir sosyal bağdır. Ancak Gençlerbirliği-Fenerbahçe karşılaşmasında yaşanan ve Fenerbahçe forması giyen küçük bir taraftarın formasının çıkarılmasıyla gündeme gelen olay, bu anlayışın tribünlerde ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Mehmet KALFA / Gündem İstanbul

Bir çocuğun üzerinde hangi takımın formasının bulunduğundan daha önemli olan, onun tribünde kendisini güvende ve değerli hissedebilmesidir. Futbolun geleceği de aslında bu anlayıştan geçiyor.

Maçtan önce söylenen sözler tribünde anlam kazanmalı
Karşılaşma öncesinde tribün liderlerinin samimiyet, hoşgörü, kardeşlik ve merhamet üzerine yaptığı çağrıların, maç başladıktan sonra da aynı şekilde hatırlanması gerekiyor.

Çünkü tribün liderliği yalnızca tezahürat yaptırmak ya da takımını desteklemek değildir. Aynı zamanda tribündeki davranışlara yön vermek, özellikle çocuklara ve ailelere güvenli bir ortam oluşturmak da bu sorumluluğun bir parçasıdır.

Tam da bu nedenle şu soru akıllara geliyor:

Fenerbahçe formalı o küçük çocuk ve babası tribün liderlerinin yanına davet edilip, “Hoş geldiniz, bu tribün sizin de tribününüz” denemez miydi?

Belki de yaşanan tartışmanın yönü tamamen değişebilirdi.

Bir çocuğun formasını çıkarmasını istemek yerine, onu ve babasını yanına davet etmek; farklı renklerin aynı tribünde yan yana bulunabileceğini göstermek, futbolun gerçek anlamını anlatan çok daha güçlü bir mesaj olmaz mıydı?

Futbol farklılıkları yan yana getirebilmeli
Stadyumlar farklı şehirlerin insanlarını, farklı kültürleri ve farklı düşünceleri bir araya getiriyor. Bir takımın formasını giymek diğer takıma düşman olmak anlamına gelmiyor.

Bugün rakip takımın formasını giyen bir çocuk, yarın aynı tribünde kendi takımının formasını taşıyan başka bir çocuğun arkadaşı olabilir.

Futbolun birleştirici gücü tam da burada ortaya çıkıyor.

Tribünlerde rekabet olabilir, yüksek sesli tezahüratlar olabilir, takım sevgisi sonuna kadar yaşanabilir. Ancak bütün bunların yanında samimiyet, hoşgörü, merhamet ve insanlık kaybedilmemeli.

Çünkü çocuklara bırakacağımız tribün kültürü, aslında geleceğin futbol kültürünü de belirleyecek.

Asıl kazanılması gereken maç
Gençlerbirliği ile Fenerbahçe arasındaki mücadelede sahada bir takım kazanacak, diğer takım kaybedecek. Ancak tribünlerde asıl kazanılması gereken maç, farklı renklerin birbirine saygı gösterebildiğini ortaya koyabilmek.

Bir çocuğun formasını çıkarmak yerine onu tribüne kazandırmak, rakip takım taraftarını dışlamak yerine misafir etmek, öfkenin yerine hoşgörüyü koymak…

Futbolun ihtiyacı olan tribün kültürü belki de tam olarak budur.

Çünkü sporun gerçek zaferi, rakibini susturmak değil; farklılıkları yan yana getirerek aynı heyecanı paylaşabilmektir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter