Konuşmadan oynanan, nefes kontrolü ve takım uyumunun belirleyici olduğu sualtı hokeyi Türkiye’de gelişmeye çalışıyor. Antrenör Barbaros Görkey, bu sıra dışı sporun bilinmeyenlerini ve geleceğini Gündem İstanbul’a anlattı.
MEHMET KALFA / Gündem İstanbul Özel Haber
Suyun altında, nefesinizi tutarak ve tek kelime etmeden oynanan bir takım sporu düşünün. Fiziksel dayanıklılık, strateji ve kusursuz uyumun birleştiği bu disiplin, sualtı hokeyi olarak adlandırılıyor.
Gündem İstanbul’a konuşan sualtı hokeyi antrenörü Barbaros Görkey, bu özgün sporun detaylarını, sporculara kattığı değerleri ve Türkiye’deki gelişim sürecinde karşılaşılan zorlukları samimi bir dille aktardı. Görkey, özellikle devlet atamalarındaki kalifiye antrenör eksikliği ve oyuncu havuzunun genişletilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sualtı hokeyini kısaca tanıtır mısınız?
Görkey: “Sualtı hokeyi, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’na bağlı bir branştır. En önemli özelliği, suyun altında nefes tutarak ve sözlü iletişim kurmadan oynanmasıdır.
Buz hokeyine oyun akışı açısından benzer; ancak suyun altında tamamen farklı bir boyut kazanır. Su topuna takım oyunu açısından yakın olsa da hissiyatı çok farklıdır. Bir anlamda çocuklukta oynadığımız japon kale maçlarına da benzetilebilir.
Havuzda oyuncu sayısı alanı tamamen kaplayamadığı için herkes sürekli hareket halindedir. Bu nedenle hem hücumda hem savunmada aktif rol almak gerekir. Sporcuların yüzme kabiliyeti ve nefes kontrolü bu oyunun temelini oluşturur.”
Sualtı hokeyi nasıl oynanır?
Görkey: “Havuzun dibinde 6’ya 6 oynanan bu oyunda sporcular nefeslerini tutarak pakı stick (sopa) yardımıyla sürer ve gol atmaya çalışır.
Bir maç 15’er dakikalık iki devreden oluşur. Oyuncular sürekli su yüzeyine çıkıp nefes alarak tekrar oyuna dahil olur. En heyecanlı kısmı ise takım arkadaşlarınızla konuşmadan anlaşabilmenizdir. Bu uyum ancak uzun süreli antrenmanlarla gelişir.”
Oyunda kullanılan ekipmanlar nelerdir? Yeni başlayanlar için en önemli beceri nedir?
Görkey:
“Maske, palet ve şnorkel temel ekipmanlardır. Ayrıca branşa özel eldiven, stick, puck ve koruyucu başlık kullanılır.
Yeni başlayanlar için en önemli konu yüzme becerisidir. Yüzme altyapısı olan sporcular bu branşta daha hızlı gelişir.
Palet hız kazandırır, maske ve şnorkel sayesinde yüzeyde nefes alırken oyunu takip edebiliriz. İletişim sınırlı olduğu için oyuncuların oyunu takip edebilmeleri ve antrenman sırasında öğrendikleri taktikleri konuşmadan uygulayabilmeleri çok önemlidir.”
Maçlarda kullanılan kaleler ve oyun stratejileri nasıldır?
Görkey: “Oyun alanının iki karşı duvarında yaklaşık 3 metre uzunluğunda oluk şeklinde kaleler bulunur. Pakın kale oluğuna tamamen girip arkasına veya tabanına değmesi halinde gol olur; rampada kalırsa gol sayılmaz.
Savunma ve hücumda kale kritik rol oynar. Hücumda pakı kaleye yönlendirirken, savunmada kale önünde yoğunlaşarak pakı uzaklaştırmaya çalışırız. Oyun planı antrenmanlara ve oyuncuların güçlü yönlerine göre şekillenir.”
Altı kişilik oyunlarda belirli pozisyonlar var mı?
Görkey: “Elbette var. Defans, kanat, orta saha ve forvet gibi roller bulunur. Ancak bu pozisyonlar sabit değildir. Oyuncular sürekli hareket halindedir.
Antrenmanlarda hangi oyuncu hangi rolde daha başarılıysa, maçta da o yönde değerlendirilir. Amaç oyuncunun en verimli olduğu alanda katkı sağlamasıdır.”
Sualtı hokeyinin fiziksel ve zihinsel faydaları nelerdir?
Görkey: “Fiziksel olarak nefes kontrolünü ve dayanıklılığı ciddi şekilde geliştirir.
Ama asıl önemli olan sosyal ve zihinsel katkılarıdır. Takım arkadaşlarınızla sözsüz iletişim kurmayı öğrenirsiniz. Turnuvalar, birlikte geçirilen zamanlar ve disiplinli yaşam alışkanlıkları çocukların karakter gelişimine büyük katkı sağlar.”
Türkiye’de ve dünyada gelişimi için neler yapılmalı?
Görkey: “Bu spor rekreatif bir branş olduğu için hayat boyu yapılabilir. Ancak Türkiye’de gelişmesi için bazı adımlar şart.
En büyük eksik devlet atamalarında kalifiye antrenör sayısının oldukça yetersiz olması. Tesislerimiz var ama sualtı antrenörü olan arkadaşlarımızın sayısı ciddi anlamda yetersiz. Aynı zamanda oyuncu havuzunu genişletmemiz gerekiyor.
Özellikle Ankara’nın doğusundan uzun süredir takım çıkmıyor. Bu da branşın yaygınlaşması önünde önemli bir engel.
Doğru insan yatırımı ve planlamayla Türkiye bu sporda çok daha iyi bir noktaya gelebilir.
Federasyon olarak gerekli adımlar atılmalı ve devlet atamalarında kadrolu antrenör açığı kapatılmalıdır.
Bu eksikler düzeltilmeden yapılan havuzlar ve imkanlardan başarılı bir takım oluşturmak ne yazık ki mümkün olmayacak.”
Sualtı hokeyi, yalnızca fiziksel bir mücadele değil; disiplin, uyum ve güven üzerine kurulu güçlü bir takım kültürü sunuyor. Suyun altında kurulan bu sessiz iletişim, sporcular arasında yıllar süren dostluklara dönüşüyor.
Türkiye’de henüz hak ettiği yaygınlığa ulaşamamış olsa da, artan farkındalık ve doğru adımlarla bu branşın çok daha geniş kitlelere ulaşması mümkün görünüyor.
Biz de Gündem İstanbul olarak, sualtı hokeyinin gelişimine yönelik atılacak adımları ve bu alandaki yeni gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.




