1. Haberler
  2. Gündem Spor
  3. İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Adem KARABAYIR / Gündem İstanbul Özel Haber

İstanbul Atletizm Spor Kulübü (İSTASK) kafilesi, 23 Ağustos 2026’da Balıkesir’in Gömeç ilçesinde düzenlenen Gömeç Atatürk Yol Koşusu için İstanbul’dan yola çıktı. Farklı yaş gruplarından sporcuların katıldığı yolculukta, yarış heyecanının yanı sıra yıllara dayanan atletizm deneyimleri, gençlere verilen tavsiyeler ve sporcuların unutamadığı anılar da konuşuldu.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü Başkanı Mustafa Atma, kulübün hedeflerini ve Gömeç organizasyonuna katılım amaçlarını anlatırken; kulüp kaptanı Levent Kuva, takımın yarış hedefini ve kafilenin atmosferini değerlendirdi.

Yolculuk boyunca mikrofon uzattığımız sporcular ise 43 yıllık koşu geçmişinden 67 yaşında devam eden atletizm serüvenine, spora geç başlamaktan ameliyat sonrası koşuya başlamaya kadar birbirinden farklı hikâyelerini paylaştı.

Mustafa Atma: “Amacımız Türk sporuna, Zeytinburnu’na ve atletizme katkı sunmak”

İstanbul Atletizm Spor Kulübü Başkanı Mustafa Atma, Gömeç Atatürk Yol Koşusu’nun efsane milli atletlerden Mithat Şahin ve Gömeç Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirildiğini belirtti.

Kulüp olarak yaklaşık 5 yıldır Türkiye’nin en iyi kulüplerinden biri olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Atma, organizasyona katılım amaçlarını ise şöyle anlattı:

“Amacımız Türk sporuna, Zeytinburnu’na ve atletizme katkı sunmak.”

Atma, İstanbul Atletizm Spor Kulübü olarak farklı organizasyonlarda yer almaya ve sporcularla birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde mücadele etmeye devam ettiklerini söyledi.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Levent Kuva: “45-49 yaş grubunda 10 kilometrede mücadele edeceğiz”

İstanbul Atletizm Spor Kulübü Kaptanı Levent Kuva, 45 yaşında olduğunu ve Gömeç’te 45-49 yaş grubunda 10 kilometrede mücadele edeceğini söyledi.

Yaklaşık 20 yıldır koştuğunu belirten Kuva, İstanbul Atletizm camiasına katıldığını ve çalışmalarını Mustafa Atma’nın önderliğinde sürdürdüğünü ifade etti.

Kafiledeki atmosferi de değerlendiren Kuva, yarışın yanı sıra arkadaşlık ve takım ruhunun önemine dikkat çekerek:

“Hem eğleniyoruz hem koşuyoruz.” dedi.

Kuva’nın yarış hedefi ise yaş grubunda dereceye girmek.


Gömeç Yolculuğunda Sporcuların Hikâyeleri

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Durali Çolak: “Geçen sene de Gömeç’te koştum”

Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na daha önce de katılan Durali Çolak, geçtiğimiz yıl 10 kilometrelik yarışta mücadele ettiğini belirtti.

Çolak, Gömeç organizasyonunu değerlendirirken:

“Geçen sene de ben Gömeç 10 kilometrede koştum. Çok güzel bir organizasyon.” dedi.

Çolak’ın Gömeç deneyiminin yanı sıra, yıllar önce Berlin Maratonu’nda yaşadığı ve kafile içerisinde bugün hâlâ gülerek anlatılan bir anısı da bulunuyor.

Bu hikâyeyi ise haberimizin “Unutulmayan Anılar” bölümünde aktarıyoruz.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Mehmet Ali Akbulut: 43 yıllık koşu ve gençlere mesaj

Mehmet Ali Akbulut, tam 43 yıldır koştuğunu söyledi.

Bu yıl Gömeç’e ilk kez gideceğini belirten 59 yaşındaki Akbulut, yarışın güzel geçmesini temenni ederken yaş gruplarında dereceye girme hedeflerini de anlattı.

Akbulut, yarışlarda çoğu zaman yaş grubunda ilk üç içerisinde yer aldıklarını belirtti.

59 yaşındaki sporcuya yönelttiğimiz, “Buradan gençlere neler söylemek istersiniz?” sorusuna ise cevabı oldukça kısa ve net oldu:

“Sporu muhakkak hayatlarına koysunlar.”

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Erol Öztürk: 40 yılı aşkın atletizm deneyimi

Erol Öztürk, 40 yılı aşkın süredir atletizm yaptığını belirtti.

Spor geçmişinin eski Tekel Kulübü dönemlerine kadar uzandığını anlatan Öztürk, o yıllarda Tekel Kulübü’nün atletizmin en köklü kulüplerinden biri olduğunu söyledi.

Bir dönem atletizme ara verdiğini, daha sonra master kategorisinde yeniden koşmaya başladığını belirten Öztürk, uzun yıllardır yaş gruplarında yarıştıklarını ve dereceler elde ettiklerini ifade etti.

Öztürk için atletizm artık bir yaşam biçimi.

Sporun öncelikle sağlıklı kalmak için önemli olduğunu belirten deneyimli atlet, sporun insanı disipline ettiğini ve hayatına düzen getirdiğini söyledi.

Mayram Korkchi

Mayram Korkchi: “Keşke gençken başlasaydım”

Mayram Korkchi, 45 yaşında olduğunu ve koşuya 35 yaşında başladığını söyledi.

İstanbul Yarı Maratonu’nda kendi yaş grubunda iki kez birincilik elde ettiğini, İstanbul Maratonu’nun 15 kilometrelik yarışında ise genellikle üçüncülük aldığını belirten Korkchi, spora geç başlamış olmanın kendisinde bir “keşke” bıraktığını anlattı.

Korkchi, genç yaşta spor yapmanın sağladığı enerji ve gelişim avantajına dikkat çekerek gençlere şu mesajı verdi:

“Kesin genç zamanda başlarsanız, bizim gibi ‘Neden genç zamanda başlamadım?’ içinizde kalmasın.”

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Bünyamin Şenel: Ameliyat sonrası başlayan koşu hikâyesi

Bünyamin Şenel, 2017 yılında profesyonel olarak koşmaya başladığını söyledi.

Özellikle trail (arazi) koşularını sevdiğini belirten Şenel, Türkiye’nin birçok bölgesinde yarışlara katıldığını ifade etti.

Koşu hikâyesinin 2017 yılında geçirdiği bir ameliyat sonrasında başladığını anlatan Şenel, o zamana kadar koşmadığını ve farklı sporlarla ilgilendiğini söyledi.

Daha sonra koşunun hayatının önemli bir parçası haline geldiğini belirten 51 yaşındaki Şenel, İstanbul Atletizm ile yollarının kesişmesinin ardından derecelerinin de yükselmeye başladığını ifade etti.

Şenel’in gençlere mesajı ise net:

“Spora tutunsunlar, ayakta kalsınlar. Mutlaka bir hareket içinde olsunlar.”

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Zülfü Mehmet Karataş: 64 yaşında koşmaya devam ediyor

Zülfü Mehmet Karataş, 64 yaşında olduğunu ve yaklaşık 10 yıldır koştuğunu söyledi.

Koşunun çocukluğundan beri içinde kalan bir şey olduğunu belirten Karataş, yıllar önce içinde ukde kalan koşma isteğini bugün doyasıya yaşadığını ifade etti.

Yarışa katılan tüm sporculara başarı dileyen Karataş, kendi hikâyesini şu sözlerle özetledi:

“Koşuyorum, koşabildiğim kadar.”

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Emine Bayrak: 67 yaşında, 38 yıllık koşucu

İstanbul Atletizm Spor Kulübü kafilesinin dikkat çeken isimlerinden Emine Bayrak, 67 yaşında ve 38 yıldır koşuyor.

Türkiye’nin birçok bölgesinde yarışlara katıldığını belirten Bayrak, sporun insan hayatına kattığı olumlu etkilerden söz etti.

Ancak kadın sporcuların karşılaştığı bazı zorluklara da dikkat çekti.

Kadınların tek başına ormanlık alanlarda koşmasının kolay olmadığını belirten Bayrak, sahilde koşarken dahi zaman zaman araçların üzerlerine sürüldüğünü söyledi.

Bayrak, sporun insanı dinç tuttuğunu, gülümsettiğini ve yeni dostluklar kazandırdığını belirterek herkesin sporu hayatının bir parçası haline getirmesi gerektiğini ifade etti.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Suzan Tunca: “Bir hocayla çalışmak insanı bir adım öteye taşıyor”

Yaklaşık 8 yıldır koşan Suzan Tunca, koşmaya kendi kendine karar verdiğini, daha sonra Asım Çetin ile tanışarak antrenör eşliğinde çalışmaya başladığını söyledi.

İtalya ve Hollanda’da yaşadığı dönemlerde de kulüplere üye olduğunu belirten Tunca, antrenörle çalışmanın sporcu açısından önemine dikkat çekti.

Tunca’nın mesajı özellikle spora yeni başlayanlara:

“Bir hocayla çalışmak insanı bir adım öteye taşıyor.”

Tunca ayrıca yeni başlayanların atletizm pistlerine giderek bilinçli ve düzenli çalışmalarını tavsiye etti.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Kemal Zoroğlu: “Şimdi kendimle yarışıyorum”

Kemal Zoroğlu, ziraat mühendisi olduğunu ve geçmişte amatör futbol oynadığını anlattı.

Son 5 yıldır atletizmle ilgilendiğini belirten Zoroğlu, bireysel olarak yapabileceği sporlar arasında atletizmin kendisi için önemli bir yere geldiğini söyledi.

Futboldan atletizme geçişinin ardından yarışlara bakışının da değiştiğini ifade eden Zoroğlu:

“Şimdi kendimle yarışıyorum.” dedi.

Zoroğlu ayrıca spor yapan kişinin özel hayatında da başarılı olabileceğini vurguladı.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Cemalettin Suntur: Hedef kupa

Cemalettin Suntur, Gömeç yarışına Mustafa Atma ve İstanbul Atletizm Spor Kulübü ile birlikte katılmanın heyecanını yaşadığını belirtti.

Profesyonel sporcularla birlikte mücadele edeceklerini ifade eden Suntur, yarış hedeflerini ise açıkça ortaya koydu:

“İnşallah güzel bir yarışla kupa alıp geri döneriz.”

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Hasan Sarışın: Baba-oğul spor hikâyesinin başlangıcı

Hasan Sarışın, İstanbul Atletizm Spor Kulübü kafilesinde yer alan sporculardan biri olarak Gömeç yolculuğuna katıldı.

Hasan Sarışın’ın bu yolculuktaki hikâyesini farklılaştıran önemli ayrıntılardan biri ise oğlu Ömer Yiğit Sarışın’ın da aynı kafilede bulunması.

Böylece Gömeç yolculuğu, aynı zamanda baba-oğul arasında devam eden bir spor hikâyesinin başlangıç noktalarından biri oldu.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Enver Okumuş: Gömeç yolculuğunda kafileyle birlikte

Enver Okumuş da Gömeç Atatürk Yol Koşusu için İstanbul’dan hareket eden İstanbul Atletizm Spor Kulübü kafilesinde yer aldı.

Okumuş, kulübün Gömeç yarışında mücadele edecek sporcularından biri olarak kafileyle birlikte yolculuğa katıldı.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nden Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na Yolculuk: Spor, Dostluk ve Unutulmaz Anılar

Ömer Yiğit Sarışın: “Hasan Sarışın’ın oğluyum”

Baba-oğul hikâyesinin genç tarafında ise Ömer Yiğit Sarışın bulunuyor.

Kendisini “Hasan Sarışın’ın oğluyum” sözleriyle tanıtan Ömer Yiğit, henüz profesyonel düzeyde olmasa da koşmaya devam ettiğini belirtti.

Ömer Yiğit Sarışın, organizasyon dolayısıyla İstanbul Atletizm Spor Kulübü Başkanı Mustafa Atma’ya da teşekkür ederek:

“O kadar profesyonel olmasam da koşuyorum bir şekilde. Mustafa Başkanımıza çok teşekkür ederiz böyle bir organizasyon düzenlediği için.” dedi.

Genç sporcunun sözleri, atletizmin farklı kuşaklar arasında nasıl aktarıldığını da ortaya koydu.

Bursa kafilesinden Gömeç’e: Hedef yaş grubu birinciliği

Gömeç yolculuğuna Bursa’dan katılan bir sporcu da İstanbul Atletizm Spor Kulübü kafilesine dahil oldu.

İstanbul’dan Mustafa Atma ve ekibiyle birlikte yola çıktıklarını belirten sporcu, Bursa’dan kendilerini de aldıkları için teşekkür etti.

Yaklaşık üç saatlik yolculuğun ardından Gömeç’e ulaşmayı beklediklerini belirten sporcu, yarışın güzel geçeceğine inandığını söyledi.

Hedefi ise oldukça iddialı:

Yaş grubunda birincilik.


Gömeç Yolculuğunun Renkli Yüzü: Unutulmayan Anılar

Yolculuk boyunca yalnızca yarış ve spor konuşulmadı. Yıllar içinde yaşanan bazı komik olaylar da kafilenin yüzünü güldürdü.

Berlin Maratonu’nda “Bir Duraklık” Macera

Erol Öztürk ve Durali Çolak’ın Berlin Maratonu anısı, kafilenin en çok güldüğü hikâyelerden biri oldu.

Erol Öztürk, yarıştan bir gün önce Berlin’de dolaşırken metro istasyonunda Gebze’den gelen başka bir Türk grupla karşılaştıklarını anlattı.

Sohbet sırasında trenin gelmesiyle birlikte Durali Çolak’ın gruptan ayrıldığını fark edemediklerini belirten Öztürk, bir süre sonra Durali’nin trene bindiğini ve kapıların kapandığını gördüklerini söyledi.

Durali’nin telefonunun bulunduğunu ancak yabancı dil bilmediğini anlatan Öztürk, yaşanan anı esprili bir dille aktardı.

“Sadece bir göz göze geldik. Türk filmlerinde bir gözyaşı damlası akar ya, uzaklaşırken… O gözünden iki damla yaş aktığını hissettim.”

Öztürk’ün anlatımı kafilede gülüşmelere neden olurken, Durali Çolak da yaşananları kendi tarafından anlattı.

Çolak, başka bir grupla birlikte trene binilecek zannıyla hareket ettiğini, trenin kapılarının kapanmasıyla içeride kaldığını söyledi.

Erol Öztürk’ün kendisine “Bir durak ileride in” dediğini belirten Çolak, bir sonraki durakta inip karşı yönden gelen trene binerek arkadaşlarının yanına geri döndü.

Çolak, yaşanan olayı ise esprili biçimde şöyle özetledi:

“Isınma koşusu yaptım orada!”

Kafilede kahkahalar yükselirken Çolak, bütün bu yaşananların ardından pazar günü Berlin Maratonu’nu da çok güzel koştuğunu söyledi.

Adana Yarı Maratonu’nda “Tatlıcı Selim” vakası

Kafilede anlatılan bir başka komik anı ise Mustafa Atma ve Selim Korkmaz’ın Adana Yarı Maratonu sırasında yaşadıkları olaydı.

Mustafa Atma’nın anlattığına göre, Adana’da yürürken üzerinde “Tatlıcı Selim” yazan bir tabela gördüler.

Selim Korkmaz’ın tabelayı görünce dükkâna girdiğini anlatan Atma, Korkmaz’ın içeride kendisini dükkân sahibi olarak tanıtmasıyla çalışanların şaşkınlığını aktardı.

Selim Korkmaz ise olayı kendi tarafından şöyle anlattı:

“İçeri girdim, eller arkada. Bana baktılar, ‘Ben buranın sahibiyim, Selim ben’ dedim.”

Çalışanların kendisini tanımaması üzerine yaşanan diyalog, kafilede kahkahalara neden olan anılardan birine dönüştü.

Korkmaz’ın “Tezgâhın arkasına geçiyorum” demesiyle olayın daha da komik bir hâl aldığını anlatan sporcular, Adana anısını yıllar sonra bile gülerek hatırlıyor.


Farklı Yaşlar, Farklı Hikâyeler, Ortak Tutku: Koşmak

İstanbul Atletizm Spor Kulübü’nün Gömeç Atatürk Yol Koşusu yolculuğu, yalnızca bir yarış organizasyonuna katılım hikâyesi olmadı.

43 yıldır koşan Mehmet Ali Akbulut, 40 yılı aşkın atletizm deneyimine sahip Erol Öztürk, 38 yıldır koşan 67 yaşındaki Emine Bayrak ve 64 yaşında koşmaya devam eden Zülfü Mehmet Karataş, atletizmin yaşla sınırlı olmadığını ortaya koydu.

Koşuya 35 yaşında başlayan Mayram Korkchi, ameliyat sonrası spor hayatına başlayan Bünyamin Şenel, antrenör desteğinin önemini vurgulayan Suzan Tunca ve futboldan atletizme geçen Kemal Zoroğlu ise spora giden yolların birbirinden farklı olabileceğini gösterdi.

Bir tarafta deneyimli sporcular, diğer tarafta gençler…

Bir tarafta yılların biriktirdiği yarış hikâyeleri, diğer tarafta yeni başlayanların heyecanı…

Ve bütün bu hikâyelerin ortak noktası:

Koşmak sadece bir yarış değil; dostluk, disiplin, sağlık, mücadele ve yaşamın bir parçası.

İstanbul Atletizm Spor Kulübü kafilesi, Gömeç Atatürk Yol Koşusu’na doğru ilerlerken yanlarında yalnızca yarış heyecanını değil, yılların dostluğunu, spor sevgisini ve birbirinden renkli anıları da taşıdı.

Adem KARABAYIR
Gündem İstanbul – Özel Haber

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.