1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. Sanayicilikten Kaz Yetiştiriciliğine Uzanan Bir Başarı Öyküsü

Sanayicilikten Kaz Yetiştiriciliğine Uzanan Bir Başarı Öyküsü

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mehmet KALFA Özel Haber / Gündem İstanbul

İstanbul’un doğal dokusunu korumayı sürdüren ilçeleri arasında yer alan Beykoz, sahip olduğu ormanlık alanlar, kırsal yaşam kültürü ve verimli arazileriyle farklı üretim modelleri açısından dikkat çekiyor. Özellikle köylerde gelişen doğal üretim anlayışı, bölgesel kalkınma açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor. Gündem İstanbul olarak bu kapsamda, kaz yetiştiriciliği üzerine çalışmalar gerçekleştiren Ayşe Yangöz ile üretim süreci, doğal yetiştiricilik modeli ve kadın girişimciliği üzerine özel bir röportaj gerçekleştirdik.

“Kaz yetiştiriciliği, hem doğaya hem de kırsal yaşama uygun bir üretim modeli”

Kaz yetiştiriciliğine başlama hikâyeniz nasıl başladı?

Yangöz: “Eşimle beraber uzun yıllar sanayicilik yaptık. 2011 yılında ise sanayiciliği bıraktık. Çocuklarımız üniversitelerini bitirdikten sonra, arazilerimizin bulunduğu yere taşınmaya karar verdik. Arazilerimizin ıslak yapıda olması nedeniyle, hem yaşımıza hem de arazi şartlarına en uygun hayvanın kaz olduğuna karar verdik. Biz de böylelikle başladık.”

Kendi işini kurmak isteyen genç kadın girişimcilere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?

Yangöz: “Öncelikle kadın olduklarını ve üretimde çok önemli bir güce sahip olduklarını unutmamaları gerekiyor. Kadınlar aynı anda birçok sorumluluğu yönetebilen, emek veren ve çözüm üretebilen bireylerdir. Bu nedenle ilk olarak kendilerine güvenmeleri gerekiyor.

Girişimcilik sürecinde kararlılık ve sabır çok önemli. Zaman zaman zorluklar yaşanabilir ancak hedeflerinden vazgeçmeden ilerlemeleri gerekiyor. Bunun yanında araştırmacı olmaları, kendilerini geliştirmeleri ve yapmak istedikleri işle ilgili eğitim almaları da büyük önem taşıyor.

Herkese uygun bir iş alanı mutlaka vardır. Önemli olan kişinin kendi yeteneğine, yaşam koşullarına ve hedeflerine uygun alanı doğru belirlemesi. Seçtikleri işin üzerinde emekle, disiplinle ve istikrarla dururlarsa başarılı olacaklarına inanıyorum.”

Beykoz’un kaz yetiştiriciliği potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yangöz: “Beykoz’un doğası kaz yetiştiriciliği için çok uygun. Kırsalı da oldukça elverişli. Sadece insanların istemesi gerekiyor. Beykoz’un iklimi kaz için çok uygun. Zaten kaz belli bir büyüklüğe geldikten sonra kapalı alana çok ihtiyaç duymuyor.

Açık alanda bile, kar yağışında rahatlıkla durabiliyorlar. Sadece üzerlerine şiddetli dolu yağmaması yeterli. Basit bir sistemle bile yetiştirilebilirler. Bunun dışında kaz yavrusu yetiştirmek için de Beykoz oldukça uygun bir bölge.

Ancak Beykoz’da imar olmadığı ve birçok bölgenin sit alanı olması nedeniyle gerekli imkanlar tam anlamıyla sağlanamıyor maalesef.”

Kars kazının Türkiye’de özel bir yere sahip olmasının temel sebepleri sizce nelerdir?

Yangöz: “Kars kazı yerli ırklardan biri ama bizim de yetiştirdiğimiz farklı ırklar bulunuyor. Kars kazını kendi çevresinde ve kendi bölgesinde özel kılan birçok unsur var. Bunlardan biri de endemik bitkiler. Bölgedeki bitki örtüsü oldukça farklı ve bu durum kazın beslenmesine de doğrudan etki ediyor.

Eskiden soğuk hava depoları olmadığı için insanlar kazları kesip kurutarak saklıyordu. Bu durum zamanla yöresel bir alışkanlığa dönüştü. Tuzlayıp bastırıyorlar, ardından kurutup asıyorlar. Özellikle kar yağmadan önce, Eylül-Ekim aylarında kesim yapılıyor.

Kars kazının kokusu ve aroması şehirde yetişen kazlara göre daha yoğun geliyor. Ancak o iklimde yaşayan insanlar bu tadı ve kokuyu özlüyor. Çünkü bu tamamen bölgenin yaşam kültürüyle bağlantılı bir durum.

Samsun gibi farklı şehirlerde ise saklama yöntemleri değişiyor. Oralarda ev tipi kurutma yapılmıyor, daha farklı ürünler ve yemek kültürleri öne çıkıyor. Yani her bölge kendi şartlarına göre üretim ve saklama yöntemleri geliştiriyor.”

Beykoz Belediyesi’nin kaz üretim projesi hakkında neler söylemek istersiniz?

Yangöz: “Bu konuda güzel bir çalışma başlatıldı. Beykoz Belediyesi, kırsaldaki kaz yetiştiriciliğini desteklemek amacıyla bir kaz üretim projesi hayata geçirdi.

Proje kapsamında kırsalda yaşayan kadınlara destek verilmesi hedefleniyor. Hem kadın emeğine katkı sağlamak hem de üretimi teşvik etmek amacıyla 15-20 aileye kaz verilecek.

Katılımcılar kaz yetiştiriciliği eğitimi alacak. Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından e-Devlet onaylı sertifikalı eğitimler verilecek. Daha sonra Beykoz Belediyesi tarafından kaz desteği sağlanacak. Ayrıca yem desteğiyle birlikte kazların yaklaşık 5-5,5 kilo ağırlığa ulaşması hedefleniyor.

Bu sayede genç kadınların üretime katılması ve aile ekonomisine destek sağlaması amaçlanıyor. Biz de bu projeyi oldukça olumlu değerlendiriyoruz.”

BEYKaZ markasını oluştururken nasıl bir üretim anlayışını ve kurumsal kimliği ortaya koymayı hedeflediniz?

Yangöz: “BEYKaZ, yalnızca ürün satışı yapan bir marka değil; Beykoz’un kırsal üretim potansiyelini temsil eden bir yapı olarak ortaya çıktı. İsmini bulunduğu coğrafyadan alan bu marka ile doğal üretimi belirli kalite standartlarıyla buluşturmayı amaçlıyorum. Sürecin her aşamasında sürdürülebilirlik, güvenilir üretim ve şeffaflık temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Aynı zamanda kadın emeğinin üretim zincirinde daha güçlü yer aldığı, yerel üreticinin katma değer oluşturabildiği bir model geliştirmeye çalışıyoruz. BEYKaZ’ın uzun vadede sadece bir ürün markası değil, bölgesel üretim kültürünü temsil eden güçlü bir değer haline gelmesini hedefliyorum.”

Gündem İstanbul olarak, Beykoz’un eşsiz doğasında sanayicilikten toprakla ve üretimle buluşan yeni bir hayata uzanan Ayşe Yangöz’ün bu ilham verici başarı hikayesini sayfalarımıza taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Kadın girişimciliğinin ve yerel üretimin desteklenmesinin, bölgesel kalkınmanın en temel anahtarı olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, hem kırsal istihdamı artırmayı hedefleyen Beykoz Belediyesi’nin sertifikalı kaz üretim projesini hem de bu sürece emeğiyle, tecrübesiyle yön veren kadın üreticilerimizin kararlılığını son derece kıymetli buluyoruz. Doğal üretimin, sürdürülebilir tarımın ve kadın emeğinin her zaman destekçisi olmaya, İstanbul’un saklı kalmış üretim potansiyellerini siz değerli okuyucularımızla buluşturmaya devam edeceğiz.

Kaynak: Gündem İstanbul

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.